5 Ocak 2011 Çarşamba
Bu şarkıyı neden seçtim? Aslında geçen hafta koyacaktım ama tam vazgeçmişken; bugün canım arkadaşım anımsattı şarkıyı hem de herşeyden habersiz, o zaman ben de koymaya karar verdim.
Bu şarkıyı seçtim çünkü geçen hafta kendi kendime okkalı bir tokat attım bu şarkıyla ve fazlası ile haketmiştim.
Acil bir iş için dolmuşa binmem gerekti, pek de yolumun düşmediği uzak mahallelere giden bir dolmuşa. Doğrusu biraz da isteksiz bindim gözüm daha kısa mesafeye gidendeydi ama acelem vardı, bu doluydu, hemen kalkacaktı bindim. Daha binerken ilk karşıma çıkan koltuktaki iki kadın hafifçe yana kaydılar oturayım diye ama sıkışık ve yapışık oturmak istemedim, daha boş görünen arka koltuğa geçtim. Dolmuş hareket etti feci bir koku, zaten diken üstünde oturuyorum, kokuyla midem kalktı çantama saldırdım, ıslak mendil çıkardım ellerimi sildim ama koku hala bunaltıcı, yenisini çıkarıp kapattım burnumu onunla. Burnum mendille kapalı, dimdik otururken, diğer insanlar birbiri ile sohbet ediyor, gülümsüyorlardı. Bu şarkı kafamın içinde birden bire dönmeye başladı. Onlar o kadar gerçekti, ben o kadar kibirli, öylesine sahte, öylesine iticiydim ki utandım kendimden birden. Ütelik onlardan birisinin Tanrı olması da gerekmiyordu ki utanmam için. Daha iyi kokmam beni onlardan daha iyi yapmıyordu, daha insan yapmıyordu, daha gerçek yapmıyordu. Ama tavrım ve kibrim daha zavallı yapıyordu.
Durakta indiğimde hareket eden dolmuşun arkasından baktım, burnum sızlıyordu. Kokudan değil, utançtan...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder